Web3.0 gelecek, gazlı lamba dönecek

“Web2.0 Nedir?” “Ne değildir?” derken, kimileri web2.0 anlamadınız diye bağırırken web3.0 geldi kapıya dayandı. Uzun süre Web2.0 ile birlikte gelen görsel değişim web2.0 diye adlandırıldı. Sonra zihinleri kısa bir tanımlama rahatlattı: kullanıcı tarafından üretilmiş içerik.

Aslında görselliğin değişimi kullanıcı tarafından girilen içeriğin oluşturulabilmesi için kolaylık sağlayan, kullanıcı dostu arayüzlerdi. Üstelik kendilerini web1.0‘dan ayıracak kadar özenli; kullanıcıyı içerik girmeye teşvik edecek kadar da cicili biciliydi.

Web1.0; Web2.0 çıkıncaya kadar kendisinin web1.0 olduğunu bilmiyordu bile. Web3.0 ise web2.0 ile birlikte kendini bilir vaziyette kuluçka evresine girdi.

Web3.0′ı da tanımlamakta ve detaylıca standartlara oturtmakta güçlük çekiliyor. Ama açıklanabilir en kolay yönü ile aşamalandırırsak şu sonuç ortaya çıkıyor.

  • web1.0 : Tek yönlü bilgi akışı. Kullanıcı Profesyoneller tarafından üretilmiş içeriği alır ve çeker gider.
  • web2.0 : Çift yönlü etkileşim. Kulanıcı hem içerik üretir hem de kullanıcılar tarafından oluşturulmuş içerikten faydalanır.
  • web.3.0 : Web2.0 daki etkileşim ağının kanalları arasına web1.0′daki Profesyoneller konuşlanır.

Bu tanımların, terimlerin tam karşılığını vermediği konusunda bir çok yorum yazılacak biliyorum ama web3.0‘ın inceleyeceğim bölümü için bunlar yeterli.

Tanımda geçen Profesyonellerde hikayemizin baş aktörü olacak. Bir örnek vererek konumuza girelim.

Şehirlerarası yolcu taşımacalığı yapan Öz Hızlı Turizm Otobüs şirketi buradaki profesyonel şirketimiz olsun.

Öz Hızlı Turizm 2000′li yıllara girmeden hemen önce bir web tasarımcısına (genelde dayıoğlu, amca oğlu, komşunu oğlu olur bu kişiler) hazırlattığı sitesi ile internet ortamına ayak basmıştır. Sitesinde otobüslerinin fotoğrafları, sefer yaptığı şehirlerin yöresel bilgileri ve pek tabiki sefer gün ve saatleri yer alır.

Profesyonelden kastımız içeriği üretenin profesyonelliği ya da sistemi hazırlayanın profesyonelliliği olmadığını anladınız umarım. Profesonelden kasıt, içerik sahibinin içerik konusundan besleniyor olması. Hikayemize devam edelim.

Öz Hızlı Turizm‘in sefer yaptığı şehirlere gidecek olan bir çok yolcunun pek az kısmı internet kullanarak Öz Hızlı Turizm‘in web sitesi ile karşılaşır. Sefer saatlarine bakar. Bulabildiği bu maden değerindeki bilgi ile Öz Hızlı Turizm‘in hizmetinin kalitesinden habersizce yolculuklarını Öz Hızlı ile yapar.

Öz hızlı ile yolculuk yaparak memnun kalmayan kullanıcılar ile Öz hızlı arasında husumet giderek artar. Tek taraflı olarak bilgi akışı sağlayan Öz Hızlı Turizm web sitesi web1.0 görevini yaparak müşteriye çekmeye devam etmektedir. Bu arada Öz Hızlı‘nın artan işlerini gören rakipleride hemen web sitelerini yaptırırlar. O kadar çok şehirler arası otobüs şirketi sitesi olur ki yolcular her biri ile deneyim yaşama fırsatı bulur. Ama yolcular dolup taşar; yaşadıkları olumsuzlukları ya da memnuniyetlerini anlatamadıkları için.

Buraya kadar web1.0‘ı yaşadık. Şimdi ise web2.0‘a geçiyoruz.

Bir gün bilgisayar ve internetle arası iyi olan ve sürekli bir çok yere seyahat eden yolcu bu yolculuk deneyimlerini insanlarını paylaşmak için hayırlıyolculuklar.com adında bir web sitesi açar. Başlar anlatmaya. Gidilen şehirler, otogarlar ve en önemlisi otobüs şirketlerini güzelce kategorilenmiştir. Hepsinin içinde yolculuk yapacaklara yol gösterecek cevher niteliğinde bilgiler vardır. Site ziyaretçileride anlatır deneyimlerini. Öyle bir hal alır ki; hayırlıyolculuklar.com‘u ziyaret etmeden kimse yolculuk yapmaz olur. Öz hızlı Turizm kendi sitesinde ne kadar ballandıra ballandıra anlatsada kendini kimse onu tercih etmez olur hayırlıyolculuklar.com‘daki yorumlardan dolayı.

Web2.0‘da geçmiş olduk böylece. Hikayede web2.0‘ın çok niş bir pazarını örnekledim ki hikaye çok fazla dallanıp budaklanmasın. ( Bu arada iyi fikir hayırlıyolculuklar.com. İnternet girimşicilerine duyurulur…) Fakat web2.0 gerçekten yapısı itibari dalllanıp budaklanan bir olgu. Zaten web3.0‘a geçmemizide sağlayacak olan bu yapısı.

Hikayemize web3.0‘ı hazırlayan gelişmelerle devam edelim.

Hayırlıyolcuklar.com‘un başarı hem sitenin sahibinein hem de bir çok inter girişimcisinin aklına yeni fikirler düşürür. Afiyetbalşekerolsun.com, Buoteldekalınır.com, kendinianlatbana.com, evinikendinsat.com… (Bu domainlerin hepsi uydurmadır; daha doğrusu sallamadır. hatırlatayım dedim. ) O kadar çok web2.0 sitesi orataya çikar ki Hızlı Turizm yolcusu Mahmut abi; kullandığı ürünler hakkında yorumlar yazdığı 5 siteye üyedir, eski okul arkadaşlarını aradığı 2 siteye, yemek tarifleri aldığı 1 siteye, yemek siparişi verdiği 3 siteye, gezilerinde çektiği fotoğrafları payşaltığı 4 siteye, videolarını yayınladığı 3 siteye üyedir. Günlük hayatından kesitler anlattığı bir blog siteye ve Baba mesleği olan ayakkabıcılık mesleği ile ilgili bilgiler verdiği uzmanlaşmış bir blog sitesine sahibtir.

İşte artık web3.0‘a geçiş yapabiliriz. Gerekli zemin oluştu. Kullanıcılar kendi aralarında içerik paylaşıyorlar. Web1.0‘daki profesyonellerin sesi cılız kaldı. Halbu ki onlar kış uykusunda ki ayı gibi. Yeni doğacak olanlar ise kuluçka evresinde. web3.0‘la  geri dönecekler.

Mahmut Abi’nin internet üzerindeki bu kadar aktivitesinin yanısıra gerçek(!) hayattaki aktivetelerinide bir kısmı internet üzerine taşınmış durumdadır. Banka işlemlerini, alışverişini, arkadaş sohbetlerini ve resmi kurum ve kuruluşarla olan ilişkileri gibi bir çok işini internet üzerinden görmektedir.

Bir sabah Mahmut Abi, web3.0 dünyasına uyanı verir.  O sabah her zaman ki gibi tam 8:45′te uyanır uyanmaz zil çalar. Kapıyı açtığında üç tane yumurtacı kapıdadır. Her biri kendi yumurtalarını överler. Mahmut Abi‘ye satış yapabilmek için her türlü promosyon ürünlerinide yanlarında getirmişlerdir.

Mahmut abi “Ben kimseden yumurta istemedim ki! Sizi kim gönderdi?” diye hiddetlenir. Yumurtacılardan biri hemen sözü alır :

“Sayın Mahmut Bey; Siz her sabah 8:45′te kalkarsınız ve 15 dakikalık kendinize gelme süreniz içerisinde çayınız demlenmiş olur. İki sahanda yumurta ile kahvaltınızı yaparsınız. Ancak geçen pazar günü Mahalle bakkalından aldığınız bir koli yumurta dünkü kahvaltınızda bitti. Bir önceki gün yeni aldığınız buzdolabınızı düzenlerken 4 yumurtayı kırmamış olsaydınız bugün ve yarınki kahvaltınız için yumurtanız olacaktı.”

Tam bu sırada Mahmut Abi‘nin ceb’i çalar. Arayan annesidir.

” Oğlum, beni “Anneler yarışıyor” sitesinden aradılar. Senden dolayı yılın annesi seçilme şansımın yüksek olduğunu ve büyük ödülü kazanabilceğimi söylediler. Birde sevdiğim lokumlardan göndermişler. Tam da komşularla gün yaparken geldi. Sanki kaç kişi olduğumuzu biliyorlarmış gibi hazırlamışlar. Birde Bankadan…”

Mahmut abi’nin telefon görüşmesi şu sesle kesilir.

Mahmut bey, şuan Annenizle görüşmektesiniz. Hatırlatmak isteriz ki bu pazar annenizin doğum günü, İsterseniz çözüm ortaklarımızdan anneyehediyeal.com‘un anneniz için önerdiği mutfak robotunu sadece 99 YTL’ye hediye edebilrsiniz. Üstelik bu hediyeyi Pazar günü 13.30 Annenize yapacağınız ziyaret esnasında Hemenyetiştir.com hızlı kargo aracılığı ile iletebilirsiniz.”

Bu arada Zanyo marka laptop‘un teknik servis aracı kapının önene yanaşır. Mahmut Abi “yok bozuk değil” deyinceye kadar…

“03.04.2007 yılında almış olduğunuz Zanyo 3456 model nolu 2344554456 seri nolu notebook‘unuzun ekranının değişmesi gerekiyor. Çünkü 3460 saat çalışan bilgisayarınız, standart garantisi içinde bulunan 4000 saat LCD ekran garantisi kapsamında. Servisimiz bilgisayarınızın ekranın değiştirirken firmamızın yeni ürünün olan Zanyo 10001 modelini ücretsiz deneme imkanı sağlayacağız. Üstelik bu modelimiz tam size uygun, fottomotto.com‘da yayınladığınız ve vidyomidyo.com‘da paylaştığınız vidyoları daha iyi hazırlamanıza ve göndermenize olanak sağlayan yazılım ve donanımlara sahip. Üstelik Zikko kameraları ile yaptığımız işbirliği sayesinde bu yazılımlar çektiğiniz fotoğraların Zikko marka fotoğraf markası ile çekseydiniz ne kadar çok daha iyi fotoğraflar elde edebileceğinizi gösterecek…”

İşte artık web3.0‘ın tam içindeyiz. web1.0‘daki profesyoneller geri döndü. Hem de web2.0‘dan beslenerek çok daha güçlü döndü. Hikaye biraz abartılı gibi dursada yavaş yavaş bunu yaşamaya başlamadık mı?

Mahmut Abi‘nin hikayesini fazla uzatmaya gerek yok. Öyleki bu zamanın genç web2.0 girişimcileri, hikayedeki benzer olayları hayata geçirecek web3.0 projelerini anlatan sunumları ile firmaların kapılarını aşındırmaya başladı bile.

Yazı çok uzadı. web3.0‘ı anlatmaya bir başka yazı ile devam edelim. Üstelik başlıkta havada kaldı. web3.0 ile gazlı lamba nasıl dönecek bir sonraki yazıya kalsın.

11 Comments

  1. achil Says:

    Ben bu web 3.0 yaısından tam olarak bir sonuç çıkaramadım.Gecenin 01.24′ü olduğundanmıdır ne!

  2. ercani Says:

    Fazla abartılı anlatmışsın. Web 2.0 a hala alışamayanlar var. Web3.0 a nasıl alışılacak bilmiyorum.
    Ama sanırım hayatımız gidgide internetle yönlenir oldu. Web3.0 da yapılması istenen bu sanırım.

  3. Feyyaz Says:

    Web 2.0 a kadar olan 2.0 dahil herşeyi anladım fakat web 3.0 daki gelişme diye adlandırdığınızı web 2.0 zaten yapmıyormu??? yada şu anda böyle siteler zaten yokmu hani gelcek diyorsunuz yaa…..

  4. SİTE BEKÇİSİ Says:

    Bahsettiğiniz site bana ait değil. Nereden çıkartınız bana ait olduğu. Ki yazar sadece benimle aynı fikirde olduğundan bahsetmiş.

  5. süper bir yazı olmus ızın verırsenız etkınlıklerde ornegınızı kullancagım??

  6. SİTE BEKÇİSİ Says:

    İzin vermek ne haddimize efendim? Güle güle kullanın. Bu hikayenin bir de devamı var. O daha heyecanlı bir iki düzeltme yapıp yayınlayacağım onuda bir iki güne

  7. jahanna Says:

    Gayet açıklayıcı bir yazı olmuş. Basit örneklerle karmaşık konuları güzel özetlemişsiniz. Okurken hiç sıkılmıyor insan (:

  8. fikret Says:

    Evet özellikle mahmut abi örneği süper :)

  9. Soyut Says:

    Teknolojik ve karmaşık bir konuyu zekice kullanılan üslup sayesinde ancak bu kadar anlatılabilirdi.

    yazının sonu zaten yazacağınız yazının fragmanı niteliğinde olmuşki merak uyandırıyor.

    sabırsızlıkla bekliyoruz.

    bilgi için teşkürler.

  10. ErolG Says:

    Hikaye ile cok guzel anlatilmis. Cok begendim, tesekkurler :)

Leave a Comment